İnşaat Malzeme – Nisan 2014

Erbil’in Yakıcı Sıcaklığında Başkanlık Sarayına Çözüm Sundu

İklim teknolojileri alanında hizmet veren Aya Grup, geliştirdiği tropikal seri dış ünitelerle Kuzey Irak’ın yakıcı sıcaklığında yer alan Erbil’deki başkanlık sarayına çözüm sundu.

İklimlendirme alanında ağırlıklı olarak proje ve taahhüt hizmeti veren Aya Grup, geliştirdiği iklimlendirme sistemleriyle yurt dışında birçok projeye çözüm ortaklığı yapıyor. Irak, Azerbaycan ve Gürcistan başta olmak üzere birçok ülkeye ihracat yaptıklarını belirten Aya Grup Genel Müdürü Gamze Kaya, ülkemiz iklimlendirme sektörünün, küresel rekabet gücünün artırılmasının önündeki en büyük engele işaret ediyor. Kaya, ülkemizle diğer ülkeler arasında en büyük uçurumun vergilendirme olduğunun altını çizerek, bu konunun aşılmadığı sürece, sektör oyuncularının hiç bir zaman karlılığından fedakarlık etmeden yurt dışında avantaj yaratamayacağını aktarıyor.

Aya Grup ne kadar zamandır sektörde faaliyet gösteriyor ?

Aya Grup, 2009 yılından bu yana İklimlendirme sektöründe hizmet veriyor. Kuruluşumuzdan bu yana her zaman amatör ruh ve profesyonel iş anlayışı ilkesiyle yolumuza devam ediyoruz. Tescilli markalarımız, kalite belgelerimiz ve her yıl en az bir seviye üzerine çıktığımız hedeflerimiz kurumsallaşmadaki yolumuzu aydınlatıyor.

İklimlendirme alanındaki hizmetleriniz neler ?

İklimlendirme alanında ağırlıklı olarak proje ve taahhüt hizmeti veriyoruz. VRF Sistemleri dediğimiz merkezi klima sistemleri konusunda, projelendirme aşamasından tekliflendirme, taahhüt ve anahtar teslimine kadar olan süreci yönetiyoruz. Yurt içi ve yurt dışında oldukça iyi referanslara sahibiz.

Yakın zamanda hayata geçireceğiniz bir yeni ürün ya da yatırım çalışmalarınız var mı ?

Elbette her zaman yatırım çalışmalarımız var. Yeni bir markayla ilgili çalışmalarımız sürüyor. Sanırım yeni yılın ilk çeyreğinde bununla ilgili de konuş- malarımız olacak.

Sektörde özellikle enerji verimliliği yüksek konforlu ve standartlara uygun ürünlere yöneliş artıyor. Sizin enerji verimliliğine yönelik çalışmalarınızı öğrenebilir miyiz ?
Bizim tüm ürün yelpazemiz enerji verimliliğine uygun. Hedeflerimizin başında enerji tasarrufu geliyor her zaman. Tabii özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde ya da otel, AVM gibi büyük ölçekli projelerde, enerji verimliliği tek önemli nokta olmuyor. Konfor, sessizlik, ilk yatırımdan sonraki sarfiyat maliyetleri diye uzayan diğer kavramlar da var. Tüm bu konularda değer katabiliyorsanız projeye, o zaman başarı beraberinde geliyor.

VRF sistemleri son zamanlarda sektörde öne çıkan alanlar arasında yer alıyor. Bu ürünün avantajı nedir ?

En önemli özelliği enerji verimliliği. Sonrasında sessizliği, dekoratif çeşitliliği, işletme maliyetleri. Mesela bir otel işletmesinde önceleri klima santrali kullanırken kapladığı yerden tutun da ilk yatırım maliyeti, işletme maliyeti derken toplamda hem istihdam hem de maddiyat anlamında yükümlülükler çok ağırdı. Şimdi VRF sistemlerini tercih eden otellere baktığınızda, kurulum maliyeti de daha uygun, kullanımında. Bu sisteme özel bir istihdam yaratmanız gerekmiyor. Bu hizmeti ihtiyaç duydukça firmamızdan temin edebiliyorsunuz. Yanı sıra kullanımında ciddi bir enerji verimliliği söz konusu. Yani VRF sistemlerini tercih etmek işletmelere her yönden kazandırıyor.

Geçen yılın Ocak ile Ağustos döneminde ise iklimlendirme sanayii ihracatı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8,1 oranında yükselerek, 2 milyar 680 milyon 165 bin dolar olarak gerçekleşti. Siz ülkemiz markaların yurt dışındakini potansiyelini nasıl değerlendiriyorsunuz ?

Ülkemizdeki markalarla özellikle enerji verimliliği konusunda örtüşemediğimiz için ve bu markalar da ağırlıklı olarak Uzakdoğu üretimi olduğu için bu soruya cevap vermemek bizim için daha doğru olacak. Keza yanıltıcı bir cevap vermek istemeyiz.

Yurt dışındaki çalışmalarından bahseder misiniz ? Hangi ülkelere ihracat yapıyorsunuz ?

Yurt dışı çalışmalarımız kapsamında Irak, Azerbaycan ve Gürcistan şu an en çok çalıştığımız ülkeler arasında yer alıyor. Kuzey Irak Erbil’de, 2 bin metrekarelik Başkanlık sarayının iklimlendirmesi tropikal seri dış üniteler kullanılarak yapıldı. Bu projede dış üniteler bina yakınında yer olmadığı için 60 metre ileride oluşturulan platform üzerine yerleştirildi, iç üniteler kanal tipi seçilerek kanal önlerine özel tasarım slot kapakları uygulandı, kubbe şeklinde yapılmış tasarım harikası odanın dizaynına uyum sağlayarak iklimlendirmesi sağlandı. Irak Süleymaniye 3000 metrekare alandaki demir çelik fabrikasında tropikal seri dış üniteler kullandığımız projede sistem, bölgenin yüksek dış sıcaklıklarını karşılayabilecek şekilde tasarlanıp soğutma ihtiyacını sorunsuz karşılayabilecek şekilde dizayn edildi. Gürcistan Tiflis kentinde başladığımız projemiz yine bir AVM projesi, bu projede dış sıcaklık (-)20 C’ de bile ısıtma yapabilen dış üniteler kullanarak soğuk iklim şartlarında bile ısıtma ihtiyacının VRF klima sistemiyle gerçekleştirilmesi için projelendirildi. Sistemde yüksek statik basınçlı iç üniteler kullanarak uzun metrajlı kanallardan slot ve difrizörler aracılığıyla şartlandırılmış hava- yı mekanın tamamına homojen olarak yaymayı böylelikle gerekli konfor şart- larına ulaşmayı hedefledik.

Sizce Türkiye iklimlendirme sektörünün, küresel rekabet gücünün artırılması için nelere yapılması gerekiyor?

Ülkemizle diğer ülkeler arasında bizim gördüğümüz en büyük uçurum vergilendirme. Biz bu konuyu aşamadığımız sürece hiç bir zaman karlılığımızdan fedakarlık etmeden yurt dışında avantaj yaratamayız. Üretim sürecinde ise devletin verdiği desteklerden faydalanırken doğru çalışmalar yapmak gerekir diye düşünüyorum. Amaç sadece destek almak ya da marka bilinirliğini ön planda tutmak değil, gerçekten sektörün ihtiyacını karşılamak olmalı. İsmini vermeyeceğim bir yabancı üretici marka var. Bu marka pek çok markanın cihaz üretimini yapıyor. Çalışma prensipleri aynı markaları farklı ürünler çıkartıyorlar. Aynı zamanda sektörün ihtiyaç duyduğu yan ekipmanları da imal ediyorlar. Bu tarz çalışmalar yapılmalı bence. Çünkü iklimlendirme sektörü, sonu olmayan sektörlerden. Her zaman bir mekanı sabit derece tutma ihtiyacı duyulacaktır.

Sektörün ana sorunları neler ? Bu sorunların çözümü için neler yapılması gerekiliyor ?

Etik çalışma politikası sorunu var bence sektörde. Biraz sert bir eleştiri oldu belki ama gerçekten sektörün yönlendirici karakterindeki firmaların bir konsorsiyumda belli kurallar çerçevesinde çalışılmasını sağlaması gerektiğini düşünüyorum. Proje koruma, reklam ve tanıtım desteği, markaya değer katmak için bazı yatırımlar. Bunlar bazı markalardaki eksik konular. Tamamını yapan markalar da var. Ama genellemeyi her ikisi de etkiliyor. Bu yüzden ortak bir yürüyüş gerektiğini düşüyorum.

Sizce sektörün geleceği ülkemizde nasıl şekillenecek ?

Öncelikle üretici firmaların çabalarıyla şekillenecek. Çünkü Kyoto Protokolü gerekleri henüz ülkemizde yerine getirilmiyor. Enerji verimliliği ve çevrecilik anlayışının oturmasıyla beraber büyük başarıların geleceğini düşünüyorum.

Aya Grup’un uzun ve kısa dönemdeki hedeflerinden bahseder misiniz ?

Uzun vadede sektörün bilir kişisi konumunu almayı, kısa vadede ise her yılı hedeflenen değerlerin üstünde tamamlamayı hedefliyoruz.

KAYNAK: S.T. İnşaat-Malzeme Nisan 2014